1. Ana Sayfa
  2. Köşe Yazıları
  3. Telepati Gerçek Olabilir Mi? Telepati Teknolojisi

Telepati Gerçek Olabilir Mi? Telepati Teknolojisi

Merhabar, Telepati Gerçek Olabilir Mi? yazım ile yine sizlerleyim. Bu yazı geçen günlerde paylaştığım Ölümsüzlük Mümkün Mü? yazım ile ilişkilendirilebilir. Aslında o yazımda bahsedilen teknolojilerin hem öncesi hemde sonrasıdır diyebilirim.

Telepati Gerçek Olabilir Mi

Merhabar, Telepati Gerçek Olabilir Mi? yazım ile yine sizlerleyim. Bu yazı geçen günlerde paylaştığım Ölümsüzlük Mümkün Mü? yazım ile ilişkilendirilebilir. Aslında o yazımda bahsedilen teknolojilerin hem öncesi hemde sonrasıdır diyebilirim. Çünkü bu yazımda bahsedeceklerim uzun zamandır devam eden deneyleri içerirken; ilgili yazımda bahsettiğim ölümsüzlüğü elde etme çabalarının temel taşı olan insan beynini konu alıyor. Gelin Telepati Gerçek Olabilir Mi? görelim…

 

Telepati Gerçek Olabilir Mi? – Telepati Teknolojisi

Telepati Nedir?

Telepati insanın tek bir kasının hareket ettirmeden sadece zihni ile başka insanların zihnini okuyabilmesi, daha ilerisinde onu manipüle edebilmesi yeteneğidir. Aslında teknolojisidir demeliyim.

Bunun en bilindik örneğini X-Man filmlerindeki Charles Xavier karakterinde görebiliyoruz. Üstelik Cerebro adı verilen bir cihaz ile tüm dünyadaki insanların beynine bağlanabiliyor, kontrol edebiliyor ve hatta dilerse onları öldürebiliyor.

 

Telepati Araştırmaları

Telepati araştırmaları günümüzde bir çok bilim insanın ilgilendiği ve gerçekleştirmeye çalıştığı bir konudur. Bilim insanları çeşitli yöntemler ve cihazlar aracılığı ile insan beynindeki elektriksel sinyalleri analiz ederek görüntüleri, sesleri ve düşünceleri algılayabiliyorlar. Bu araştırmalar ve elde edilen gelişmeler, sadece gözünü kırpabilecek kadar engelli insanların çevresi ile iletişime geçebilmesi konusunda devasa bir gelişme olarak görülebilir. Okunan beyin sinyalleri bir yazılım aracılığı ile ses verilerine dönüştürülüp bir ses cihazı ile dışarıya aktarılabilir ve engelli kişinin çevresi ile iletişime geçmesi sağlanabilir.

Yada bu beyin sinyalleri bir cihaz aracılığı ile bir ayna dünyaya aktarılarak kişinin o ayna dünya da özgürce hareket edebilmesi sağlanabilir. Bunun en büyük örneğini de Matrix adlı filmde görebiliyoruz. İnsanın vücutlarına takılan çeşitli girişler ve bu girişlere takılan cihazlar ile gerçek dünyadaki insanın beyin sinyalleri Matrix sistemi içerisine gönderiliyor ve kişi Matrix Ayna Dünya’sı içinde yaşıyor. Yediği yemeklerin tadını bile hissedebiliyorlar…

Bu teknolojinin ilerlemesi durumunda bizi; zihnimizden faturalarımızı ödemeyi, sipariş vermeyi ve hatta benim bu gibi yazıları parmaklarımı ağrıtan sert klavyeler ile değil, sadece ekrana bakarak yazabilmemi sağlayabilir. 🙂

İnsan beyni gri madde ve sinir dokularından oluşur. Elektriksel bir yapıdadır. Titreşen nöronlar elektrik sinyalleri üreterek vücudumuzdaki sinir hücrelerini uyarırlar. Beynimizdeki elektronlar çevrelerine bir elektromanyetik dalga yayarlar. Bizler bu dalgaları algılayamayız ancak cihazlar algılayabilir. Bilim insanları EGG (Beyin Çizelgesi Yöntemi) cihazları ve yazılımlar ile bu dalgaları analiz edip  kişinin düşüncelerini kabaca da olsa okuyabilmiştir.

Yapılan deneylerde insanların kafalarına EGG taramaları yapan cihazlar takılarak belirli bir süre bir objeye odaklanmalarını istemişler. Kişinin beyin sinyalleri ile bu obje eşleştirilerek bir sözlük üretilmiştir. İlerleyen zamanlarda aynı kişiye tekrar aynı objeler gösterildiğinde beyin sinyallerinin birebir uyuştuğu gözlemlenmiş ve bilgisayar kişinin düşündüğü objeyi algılayabilmiştir..

 

Zihnimizdeki Video Görüntüler

Bu araştırmanın merkezi üssü Berkeley’deki California Üniversitesidir. Bu araştırma için Dr.Gallant şöyle demektedir

“Bu, beynimizdeki görüntüleri yeniden yapılandırmak için büyük bir adımdır. Biz zihnimizdeki filmlere bir pencere açıyoruz.”

Galant yaptığı deneyde, insanları bir sedyeye yatırarak, hiç kıpırdamadan saatlerce internette sık rastlanılan kısa video parçaları izletmiştir. İnsanlar videoları izlerken beyinlerindeki kan akışı MRG cihazları ile 3D olarak görüntüleri kayıt edilmiş. MRG’nin oluşturduğu bu görüntü otuz bin noktadan ortaya çıkan geniş bir koleksiyona benzer. İnsanların beynindeki kan akışını kaydeden bu MRG makinesi, beynin birbirinden ayrı 200, 300 bölgesinin ve her bölgede yüz noktanın anında görüntüsünü kaydedebilecek kadar güçlü.

Bütün bu deneylerin amacı, insanların beyinlerindeki görüntülerin, MRG ile bir şablonunu çıkarıp, gerçek dünyadan bir obje ile hızlı bir şekilde eşleştirilmesini sağlamaktır. Yani insanın beynindeki görüntülerin gerçek dünyadaki görüntüler ile eşleştirilmesini sağlayabilmektir.

 

Zihni Okumak

Dr.Brian Pasley ve ekibi, yaptıkları deneylerde insanların zihninden geçen harfleri %100 oranında okuyabilmektedir. Bu deneylerde EKOG(elektrokortikogram) adı verilen bir cihaz kullanılmaktadır. EGG taramalarına göre daha gelişmiş bir tarama yöntemi olan EKOG, sinyalleri doğrudan insan beyninden almaktadır.

Bu kesinlik oranının sağlanabilmesi, cerrahi bir yöntem ile gerçek olabilmektedir. Her biri altmış dört elektrottan oluşan 8*8′ lik ızgara sistemi, insanın kafatasından bir parça alınarak yani beyni açılarak, direk beyne cerrahi yöntemler ile yerleştiriliyor.

Hastalar, kelimeleri duyduğunda, beyinde oluşan elektrik sinyalleri, beyne takılmış olan elektrodlardan geçerek kayıt altına alınıyor. Duyulan kelimelerden alınan sinyaller ilgili kelimeler ile eşleştirilerek bir sözlük oluşturuluyor. Bu sayede, kişinin aklından geçirdiği kelime eğer sözlükte yer alıyorsa, bilgisayar sistemi, kişinin aklından geçen kelimeyi algılıyabiliyor.

İşte bu nokta Telepati teknolojisinin temeli olarak görülebilir. Bu teknoloji sayesinde insanlar ağızlarını açmadan başka insanlar ile konuşabilirler.

Bu teknolojinin çok yaygınlaştığını ve kolaylıkla yapılabildiği zamanı düşünün. Kablosuz sistemler aracılığıyla, enerjisini vücudumuzun ürettiği elektrikten alabilir hale gelen bu cihazlar ile bir telefona bile gerek duymadan dünyanın herhangi bir yerindeki insan ile konuşabiliriz değil mi? Bebeklerimiz ve hatta hayvanlarla bile konuşabiliriz.

Bu gerçekleştiğinde insanların yalan söyleyebilmesi mümkün olmayacak! Şaka şaka insanlar her zaman yalan söylemenin bir yolunu bulurlar değil mi?

 

Zihinle Yazı Yazmak

Aaah, Ah, bir yazılımcı ve yazmayı seven biri olarak en benim buna ihtiyacım var diyebilirim. 😀

Dr.Jerry Shih, epilepsi hastaları için zihinlerini kullanarak yazılar yazabilmelerini sağlamak amacı ile EKOG yöntemini denemiştir. Yapılan deneyde,  hastaya bir harf gösterilir ve odaklanması istenir. Bu harfin beyin sinyalleri kayıt edilir. Böylece tüm harfler kaydedilerek bir sözlük oluşturulur. Sözlük oluşurulduktan sonra hastanın bir ekrana bakarak harfleri düşünerek yazması denenir. Deneyi gerçekleştiren Dr. Shih, makinasının %100 doğru olduğundan emin olduğunu dile getiriyor. İleride sadece harf ve kelimeleri değil, görüntüleri de aktarabilecek bir makina geliştirebileceğine de inanıyor.

 

Sonuç olarak, telepati çok uzak olmayan bir gelecekte mümkün görünüyor. Ölümsüzlük Mümkün Mü? yazımdaki insan bilincinin bir ayna dünyaya aktarılması noktasında bu teknolojinin elzem olduğuna inanıyorum. Özellikle sadece gözlerini kırpabilecek kadar engelli olan hastaların çevreleri ile sağlıklı bir şekilde iletişime geçebilmesi sağlandığında işin zor kısmı çözülmüş olacak diye düşünüyorum.

Telepati teknolojisi geliştirilmeye çalışılırken, iletişim engellerinin çözülmesi için çalışılırken aynı zamanda beyinden vücuda giden sinyallerin neden gitmediği sorusuna da cevap bulunabilir. Bu sinyallerin iletilememesindeki temel sebep bulunduğunda, bu kesinti istenerek geçici olarak uygulanabilir ve yine Ölümsüzlük Mümkün Mü? yazımdaki Derin Dalış Cihazlarının en temel sorunu olan “hareket etmeme” sorunu da çözülmüş olur. Özellikle EKOG cihazının, bu DDA cihazlarının temelinde yer alacağına inanıyorum.

 

Teknoloji sürekli gelişiyor ve gelişme hızı sürekli artıyor. Çok uzak olmayan bir gelecekte bu teknolojilerin yaygınlaştığını görebileceğimizi düşünüyorum. İnsanlık için iyi sonuçlar mı kötü sonuçlar mı getirecek emin değilim ama insanlık için bir hayal ürünü olmaktan çıkıp olası bir durum haline geldiği aşikar.


Telepati Gerçek Olabilir Mi? yazımda bu kadardı arkadaşlar. Diğer yazılarıma gitmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıcakla ve takipte kalın.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Liseden, Ağ Sistemleri ve Yönetimi bölümünden mezun oldum. Üniversiteden (2 yıllık), Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun oldum. Şuanda da AÖF, Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde okumaktayım. Uzmanlık alanlarım; Windows Sistemleri, HTML, CSS, C# ve SQL’dir. Hobi olarak uğraştığım genel konular, Photoshop, After Affects, Corel Draw’dır. Film, YABANCI dizi, Anime izlemeyi ve Manga okumayı severim. Arkadaşlarımla yürüyüş yapmayı ve grup olarak aktivitelere gitmeyi severim. Geri kalan zamanlarımın tümü bilgisayar karşısında geçer.

Yorum Yap